16 Aralık 2011 Cuma

Orada, en yakın arkadaşımın karnında atan minik yürek... ben senin "teyzenim"...

Yıllar yıllar önce hayal ederdik biz senin gelişini biliyor musun? Çocuk çocuk otururken bir lojman bahçesinde içi çoktan kurumuş çerçöp dolmuş bir süs havuzunun kenarında ayaklarımızı uzatır hayaller kurardık annenle... Biraz ileride ıhlamur ağaçlarının altında göbeklerine SeraStreç sarıp yürüyüş yapan teyzeler olurdu. Öyle bir moda çıkmıştı o yıllarda akşam geceye kayarken lojmandaki teyzeler toplu halde tempolu yürür, göbeklerine sardıkları SeraStreçler sayesinde zayıflayacaklarına inanırlardı.
Ne diyordum... Evet, annenle ortaokul sıralarında olduğumuz o yıllarda ileride evlenince yine böyle yakın hatta belki aynı apartmanda oturma ve çocuklarımızı aynı zamanda doğurma hayalleri kurardık.. Biz nasıl aynı yaştaysak çocuklarımız da aynı yaş olsunlardı ki sınıf arkadaşı olabilsinler... Hatta ikisi de kız olsun derdik, gülerdik... İsimler bulurduk bugün hatırlamakta zorlandığım.
Yıllar geçti... Biz ortaokuldan sonra da yine aynı lisede farklı bölümlerde okuyup yine özellikle yazları her akşam oturduk  lojmanın bahçesindeki o havuzun başında... Aynı takımda voleybol oynadık, aynı kotları aynı ayakkabıları giydik, aynı yerde tatil yaptık, aynı yerlerde aynı şeylere güldük, aynı şeylere ağladık annenle... Büyüdük biraz daha üniversiteli olduk... Annen Spor Akademisini kazandı, üniversiteli oldu ben ilk yıl hazırlık okuduğum için hala lise formamla kaldım. Onun üniversite anılarını dinlerken bir yıl boyunca nasıl da batardı bana o gri etekli lacivert süveterli forma:) Ertesi yıl ben de üniversiteli olup düşünce Ereğli yollarına ilk gerçek ayrılıklarımdan biri de en yakın arkadaşım olan annenden ayrılışım oldu... Sonra annenler taşındı biraz uzağa... İstanbul'a her geldiğimde mutlaka görüşülenler listesinin başında geldi annen ve tabi güzel yemeklerini yediğim, biraz şımartılıp hep çok sevip sevildiğim anneannen...
Derken derken okullar bitti, evlere dönüldü... Yaşam kavgaları başladı... Para kazanmanın keyfi tadıldı... Sonra gerçek aşk... Annen yine 1-0 öne geçti ve gerçek aşkını (yani babanı) benden önce buldu ve en yakın arkadaş olmanın şartlarında biri olan "Onu mu çok seviyorsun beni mi?" sorusunu sormak da bana düştü :)  
Zaman hızla ilerledi, ilk defa ben öne geçtim ve önce evlenen ben oldum, ben hayat arkadaşıma evet derken şahidim de annen :) Bu da o lojman bahçesinde geçirilen akşamlarda kurulan hayallerden, verilen sözlerden biriydi. Gerçekleşmişti. Ben de sözümü tutup birkaç yıl sonra karnımda RüZGaR abinle annenin nikah şahidi oldum. Evet öne geçmişken hızımı alamamış önce anne olan da ben olmuştum. RüZGaR Abinin geleceğini annene müjdelediğimde de "E hani aynı yıl doğuracaktık, bozdun bütün hayallerimizi" diye güldürmüştü beni. Evet anneni aramış teyze oluyorsun diye müjdeyi vermiştim. Çok sevinmişti. Ya da ben öyle sanmıştım. Çünkü annen senin geleceğini bana söylediğinde anladım ki bu duygu için "çok sevinmek" ne kadar da yavanmış. Bu bambaşka bir duyguymuş. İnanamamakmış biraz, gözünde canlandırmakta zorlanmakmış. Heyecanlanmak, hayallere hayaller eklemekmiş en çok. 
Seni kucağıma alacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum...

4 yorum:

ferionur dedi ki...

Can dostum, zaman çabuk geçip gidiyor biz bir sürü şey sığdırırken ona... Anlatacak o kadar çok anı var ki, o kadar dolu dolu yaşadık ki çocukluğumuzu, ergenliğimizi ve gençliğimizi... Ve şimdi olgun yaşlarımızda çocuklarımıza, yaşlandığımızda torunlarımıza anlatacağımız öyle çok hikayemiz var ki. Belki hala anlatırken gülmekten gözümüzden yaş gelecek onlar anlam veremezken :)
Demişsin ya "Annen senin geleceğini bana söylediğinde anladım ki bu duygu için "çok sevinmek" ne kadar da yavanmış" Evet bende şimdi anladım sen Rüzgar'ı öğrendiğinde neler hissetmişsin. Mutlu olmak çok yavanmış... İnanamamakmış, gözünde canlandıramamakmış...
Her gün biraz daha büyüyen hayallerimize bir yenisini ekledik şimdi. Rüzgar ve henüz adı belli olmayan benim kuzucuğumun beraber büyüme hayali.. Hiç bitmeyecek hayallerle dolu arkadaşlığımıza...
İyi ki varsın Berfum, iyi ki o gri çocukluğuma bin bir renginle girmişsin....

kalemperest dedi ki...

ağlarım ama...

Nesrin dedi ki...

Ne kadar güzel yazmışsın duygularını . hayırlı olsun Teyze olmak apayrı bir duyguymuş darısı başıma :)SAĞLIKLI DOĞSUN SENİN GİBİ ONU ÇOK SEVEN TEYZESİ OLDUĞU İÇİNDE ÇOK ŞANSLI :)

kalemperest dedi ki...

Sevgili Nesrin,
Gerçekten çok güzel duygu;) Sen de yaşadığında hatırlarsın bu yazıyı ;)
SEVGİLER