12 Şubat 2013 Salı

Pıno....

Onu yazmak öyle zordu ki, yazamadım yıllardır.. Fakat bugün, 34 yaşını tamamladığı tam bugün, ömrümün yarısı dolu dolu onunla geçmişken artık yazmalıyım, dedim.. İyi ki doğdun Pıno...


Dikenli ve çok güzel bir güldür Pıno... görenler gözünü alamaz, maviliğine şaşarlar.. kırmızı güller gülistanında tek mavi güldür çünkü... rengini dostuna gösterir, dikenini kendine batırır... hep kendi kendini kanatır Pıno...
Geniştir gönlünün bağı bahçesi, renk renk çiçek tür tür otlar büyütür... göğü bülbül doludur ama hep yalnız ağlar Pıno...
Neşesi bulaşıcıdır, tutar elinden katar seni halaya..  bir güler, yedi mahallede duyulur... en bulutlu günde muzip bir güneş gibi doğar Pıno...
Bir yanı hep çocuktur, çocukluğumdan kalmadır, anılarımdır... bu yüzden her bir araya geldiğimizde iki çocuk oluruz yeniden.. saçma şeylere güler, gerçek şeylere ağlarız... benden üç yıl önce doğmanın ve benden önce anne olmanın tüm üstünlüklerini kullanır günü abla olarak kapatır hep.. bu yüzden artık 30 yaşında ve çalışan biri olmam umrunda olmadığından ayrılırken her seferinde "paran var mı" diye sorandır Pıno :)
Güzeldir sesi, gözlerini kapatır türkü söylerken... Eskiden bağlama da çalardı, küstürdü sazını Pıno.. ben onu hep pencerede saz çalıp mahalleye konser verirken hatırlarım oysa.. İşte böyle, her hatırladığımda yüzümü bir şekilde güldürendir Pıno..
Delidir... Deli mavidir.. Bildiğin deniz gibidir.. Gün olur kabarır dalgalarında kaybolur, gün olur sakinler oynaşır çakıllarla .. Ama her yakamozda dalar uzaklara Pıno..
Sığmaz... odaya, eve, mahalleye, şehre, ülkeye, dünyaya sığmaz Pıno... dünyanın en acemi yalancısıdır...  tarihleri unutur, buluşma saatini unutur, sayıları unutur çünkü niceliğe değil niteliğe aşıktır Pıno...
Saçları uzun, gözleri derindir...
anası karanfil, aslı kekiktir,
bir dalı turna, bir dalı topraktır,
göklere değer, uzanır Pıno...
kızım, ablam, kardeşim, dostum, sırdaşımdır Pıno...


Hiç yorum yok: