15 Nisan 2013 Pazartesi

Güzel Şehir.. ESKİŞEHİR

Gece geç saatlerde Haydarpaşa'dan kalkan trene binerdik. Sabahın erken saatlerinde, hava buz gibiyken inerdik Eskişehir'e. Garın duvarında kocaman harflerle "Gelin Tanış Olalım" yazardı. "Tanış" ne demek acaba, diye düşünürdüm her seferinde. Taksiye biner, halamlara giderdik. Babam uzun uzun ve keyifle çalardı zili. Sabahın 5'inde yataklarından fırlayan ev halkı bizi görünce "Sürpriiiz" diye bağırırdık. Şimdi düşününce aman ne sürpriz diyorum. Sabahın köründe zili patlatırcasına çal, zaten 9 kişi yaşayan eve 6 kişi misafir ol. Sonra da neşeyle "sürpriiz" diye bağır... Ama o zamanlar, evlendiğinden beri gurbette olan halam ve onu hep çok seven babam arasında öyle bir hasret vardı ki onların sevgileri ve özlemleri bize de geçmişti. Ve sabahın beşinde de olsa biz hep kapıyı neşeyle çaldık ve hep sevinçle karşılandık. O yılların Eskişehir'i benim için hep eğlenceli olsa da aslında küçük, kendi halinde, gelişme çabasında bir Anadolu kentiydi. En son 10 yıl önce gitmiş, o yıllarda üniversiteli olmamın da etkisiyle biraz daha gelişmiş bulmuştum ama biraz daha..
ve yıllar sonra geçen hafta yolumu Eskişehir'e düşürdüm yine. Ne ben eski bendim ne Eskişehir eski Eskişehir. Ben büyümüştüm ki yanımda oğlum vardı ama Eskişehir de benimle büyümüştü. Dört gün için planladığım bu gezide konağımız tabi ki halamların eviydi. 6 çocuğu olan, çocukluğumda her odasında ayrı kahkaha ve kargaşanın yükseldiği ve benim o kalabalığa çok özendiğim evde, gündüzleri  halam tek kalmıştı.. Kızlar ya evlenmiş gitmiş ya da iş hayatına atılmıştı. 2 metre 2 santim boyuyla evin en ufağı olan Burak da üniversite eğitimi için Ankara'ya gitmişti. Babaaanne ve dede de rahmetli olunca halam mutfakta radyosuyla baş başa kalmıştı.

Annem ve kayınvalidemi alıp RüZGaR için bir ilk olan otobüs yolculuğu ile pazar akşamı Eskişehir'e vardık. O akşam sohbet edip hasret giderdik ve pazartesi sabahı gezimize başladık:


1. Gün: ODUNPAZARI EVLERİ, HAMAMYOLU, ŞEHİR MERKEZİ

10 dakikalık bir minibüs yolculuğu sonunda renkli renkli evlerin sıralandığı cadde üzerinde inip yukarı doğru yürüdük. Odunpazarı Evlerinde sırasıyla Atlıhan El Sanatları Çarşısı,


 Külliye, Lüle Taşı Müzesi, Çağdaş Cam Sanatları Müzesi,

Osmanlı Evi, (Balaban yemek için) Köfteci Ahmet

çok tatlı bir çiftin işlettiği, ev sıcaklığını veren Malhatun Konağını gördük. Atlıhan'dan lüle taşı minik bir fil, Külliye'den de bir magnet aldık. Meydandaki at arabası heykeliyle oynamayı ihmal etmedik.
Buradan çıkışta da yürüyerek çarşıya indik. Parklarda güvercinleri yemleyip onlarla oynaştıktan sonra Hamam Yolundan geçip Türkiye'deki tek bayan nalbur olup bu alanda da son derece başarılı olan kuzenimin Reşadiye Semtindeki dükkanına gittik. Eskişehir'de bir nalbur işiniz olursa adres belli: Günay Yapı ;)
İlk gün böyle tamamlandı, yorgun argın eve döndük. Tabi ben akşam Rüzo'yu anneme satıp akşam kuzenlerle dışarıda yemek yemeyi ihmal etmedim. Hatta araya kahve falı bile sıkıştırdık :)






2. Gün: ADALAR, ŞEHİR MERKEZİ, HALLER GENÇLİK MERKEZİ
Güne şehir içinde Kahve Ateşi'nde kahvaltı ile başladık. Kahvaltıdan sonra yürüyerek Haller Gençlik Merkezine geçtik.

Eğer yolunuz Eskişehir'e düşerse burayı mutlaka ama mutlaka görün. Küçük ama çok güzel bir mekan. Eskiden yıkık perişan durumda olan bu hal binası şimdi muhteşem bir Gençlik Merkezi olmuş. Cafeler, restoranlar, dükkanlar. İçinden tiyatro sahnesine geçiş var. Kahverengi dekorasyonu hiç sevmeyen ben bile çok ama çok sevdim bu güzel binayı. Haller'de canım Figen Abla ile buluşup öğle arası kahvemizi içtikten sonra onu üniversiteye kamerasının yani işinin başına yollayıp Adalar'a geçtik.

Köprülerin üzerinde fotoğraf çektirdik. Kitapçılardan kitap aldık. Parklarda dinlendik. Yürüyüşü Sensus
Şarap Evi'nde sonlandırdık. Birer kadeh buz gibi pembe şarap içip peynir tabağındaki lezzetli peynirlerden tattık. Baktım Altın Kızlar gevşedi hadi dedim kalkın Pino'ya gidiyoruz, yemek vakti. Yine yürüye yürüye Kıratlı'nın karşınındaki Pino'ya vardık. Meşhur Pino'nun meşhur hamburgerinden yedik. Yemekten sonra yağmurda koştura koştura bir taksiye bindik ve eve bir gün öncekinden daha yorgun olarak döndük.



3. Gün SAZOVA BİLİM ve SANAT PARKI, KENTPARK, ŞEHİR MERKEZİ

İki gün nanemolla takılan hava 3. gün yüzümüze güldü ve güneş öğleden sonraya kadar pırıl pırıl parladı. Biz de Eskişehir gezimizin en keyifli gününü Sazova Bilim ve Sanat Parkı'nda masal şatosu ile korsan gemisinin arasında, göletin yanında, çiçeklerin ağaçların arasında doya doya yaşadık. Eğer buraya gitme şansınız olursa hafta içi bir gün gidip kahvaltınızı da bu park içindeki Kocatepe'de yapın. Bu park anlatmakla bitmez, kelimeler yetmez. Görmek lazım ;)
Bir diğer park da Kentpark. Sazova'ya göre biraz daha sönük kalsa da yürüyüş, sohbet ve doğayla iç içe bir mola için son derece keyifli bir yer. Bu parklardan sonra yine şehir merkezi ve Posta Pide'de yemek.. Pideleri çok güzel, önerilir ;)

4. Gün FERAH HAMAM ve EVE DÖNÜŞ
3 gün dolu dolu gezip haşat olunca dedik madem buralara geldik eve gitmeden yorgunluğumuzu Eskişehir'in meşhur hamamlarından birinde atalım. Hiç hamam kültürü olmayan benim için farklı bir deneyim diyelim. İlla hamama gitmek isteyenler için Ferah Hamamı önerip bu kısmı geçelim..
ve veda.. teşekkürler, selam yollamalar, hediyeler.. Halamlar dışında ziyaret ettiğimiz dayımız ve Nadişimizi de görme mutluluğu. Tüm güzel şeylerin yanında yine de gurbetin verdiği ince bir sızı.. sarılmalar, öpücükler, veda..
ve oğlumla gurur duymamı sağlayan sorunsuz bir otobüs yolculuğu sonunda babamıza, dedelerimize kavuşma..
Dolu dolu geçen Eskişehir gezimizden mutlu anılar ve fotoğraf kareleri ile dönme..
Uzakta sevdikleri olan herkesin, yolunu o uzaklara keyifle düşürmesini dilerim..
İyi haftalar ;)



2 yorum:

esradan dedi ki...

merhabalar.gerçekten güzel bir tesadüf oldu.mayıs ayında eskişehire gitmeyi düşünüyoruz ve hiç bilgim yoktu.anlattıklarınız sayesinde notlar aldım.çok teşekkürler.sevgiler
‎''Belki de her okuduğun romanda
kahraman olursun..
Ama en çok kendi hikayende yorulursun.. ''
| P. Somerson. |

kalemperest dedi ki...

Merhaba esradan, ben de gitmeden önce internetten araştırma yapmış başkalarının gezi notlarını okumuştum. Senin de benim notlarımdan yararlanmana çok sevindim. Emin ol çok keyifli bir gezi olacak ;) Şimdiden iyi gezmeler, sevgiler..