9 Haziran 2014 Pazartesi

Yüreğimin Götürdüğü Yerden Yüreğinin Sesine..

Susanna Tamaro denilince sen gelirsin aklıma canım dostum, can dostum Ferizatım... Çocukluktan gençliğe geçişin o her şeyi abartma döneminde okumayı da abartmıştık bir zamanlar.. Geceler boyu okur, birbirimize özel günlerde kitap alır, kitapların kapaklarına adlarımızı yazarken fiyat etiketlerini de sökmezdik. Yıllar sonra bu kitapların fiyatları çok komik gelecek diye konuşurduk. Kütüphanemizden biri kitap istedi mi içimizden oflayıp poflar bin bir tembihle verirdik kaybetme diye. Babalarımız kızardı gece kitap okumamıza. Gündüz boş boş gezeceğinize oturup gün ışığında okuyun derlerdi.
İşte o yıllarda adının sloganik duruşundan mı, Can Yayınlarına duyduğumuz sevgiden mi bilmem "Yüreğinin Götürdüğü Yere Git" baş ucu kitabımız olmuştu hatırlar mısın.. Sağa sola, defterlerin arkasına, ders kitaplarının kapaklarına bu kitaptan sözler yazardık. O zaman bize çok büyük gelen şimdi de bir o kadar komik bulduğumuz sorunlarımızda birbirimize akıl (!) verirken de konuşmayı böyle bitirirdik bilmiş bilmiş "yüreğinin götürdüğü yere git.." ;)
Gerçekten de hep yüreğimizin götürdüğü yere gittik, sağolsun yüreğimiz de pek yanıltmadı bizi..
Şimdi yıllar sonra internetten sipariş verdiğim kitaplarımı beklerken komşumuzdan aldığım bu kitap, onu her elime aldığımda seni ve o yılları hatırlatıyor bana.. 
Bir kitabın ya da bir yazarın dosta dostu hatırlatması nasıl güzel bir şeydir okuyan bilir ;)
Hayatın böyle keyifli anlar sunacağı, bol okumalı bir hafta dilerim..

Hiç yorum yok: