27 Mart 2015 Cuma

"Geçti..."

Günlerdir doktorun ağzından çıkacak bu sözcüğü bekledim: "Geçti..."
2 hafta önce pazar akşamı başladı kabusum. Önce Gökhanım soğuk algınlığının ötesine geçen belirtiler gösterince hastaneye gittik. 0,5 olması gereken CRP 39,9 olunca yatırdılar. Biz pazar gecesini hastanede geçirirken RüZGaR evde ateşlenmiş. Pazartesi de onu doktora götürdük. 6 yıldır devam ettiğimiz doktorumuz hastaneden ayrılınca yerine başlayan doktorla devam etmek durumunda kaldık. Günü hastanede geçirip serumları yiyen RüZGaR'ım akşama eve döndü neyse ki. Teşhis genel mevsimsel grip. "Oh domuz gribi" değil diye rahatladık. Perşembe akşamına kadar Gökhan ile hastanede kalmaya devam ettik. Tam Gökhan'ı eve çıkardık o gece de KaRMeN ateşlendi. Cuma sabahı tekrar hastane. Abisine yapılan test KaRMeN'e de yapıldı. Sonuç pozitif yani virüs var. Biz elimizde sonuçlar doktorun odasına girerken doktor gayet sempatik (!) şekilde "Gel bakalım küçük domuz gripli" demez mi!!!!!
Ben olduğum yerde kaldım birkaç saniye. "Nasıl yani, bu domuz gribi testi mi? Neden abisinde çıkınca söylemediniz?" dedim. Doktor oldukça ama oldukça rahat "Yani grip, domuz gribi hepsi aynı işte" dedi. Muayene bitti, ilaçları aldık eve döndük ama içim hiç rahat değil. Sonraki 3 gün daha da kabus.. Ev revir.. Babam da hasta oldu annem babamın yanında.. Babaanne yardımcı kuvvet geldi. Dört kişilik ailemin üç üyesi hasta... En miniğim KaRMeN... Ateş, ağrı, uykusuzluk... Haberleri açmak istemiyorum sürekli domuz gribi haberleri var. Facebook, Twitter'da direkt geçiyorum haberleri.. Pazar sabahı artık başka bir doktora gitmemiz gerektiğini anladık. Araştırmalar, öneriler derken Şifa'nın Ataşehir Şubesinden Günay Ermergen'e ulaştık. Pazartesi ilk iş doktora koşmak oldu..
Bazen izleriz haberlerde, filmlerde vs insanlar doktorların elini öper. Bu o kadar gerçek bir duyguymuş ki.. Doktor çocukları muayene edip bize durumu, izlenecek yolu, karşılaşılabilecek durumları anlatırken o anda doktora sarılıp ağlayasım geldi bir an.. Zaten bu süreçte o kadar sık ağlayasım geldi ki ve ben çok ilginç hiç ağlamadım.. Büyümek biraz da bu zorluklarla mücadele ederken oluyor sanırım...
Doktor özellikle bizim de tahmin ettiğimiz gibi KaRMeN'in daha zor geçirdiğini söyledi. İlaçları değiştirdi. Çarşamba gecesi bitmiş olması lazım perşembe gelin dedi. Öksürük hala devam ettiği için yüreğim ağzımda gittim doktora. Çünkü bu virüsün sonrası zatürre olabiliyor. Öyle olursa bir ömür çekecekler. Ve dün doktor olayın geçtiğini, ciğerlerin temiz olduğunu, bulaşma ihtimali zaten geçmişti dinlendikleri için de RüZGaR'ın okula başlayabileceğini söylediğinde yüreğim tüy gibi hafifledi.
Şimdi geçen 2 haftayı düşünüyorum. Çocuğu öksürürken, nefes alma güçlüğü yaşarken annenin nefesinin resmen kesilmesi ne ilginç bir fiziksel tepki.. Çaresiz kalmak ne garip şeyler yaptırıyor insana, örneğin dua bilmediğin için Youtube'dan dua açıp iPad'i çocuğun başında tutmak gibi :))


Şimdi bu kirli mevsimin çamurlu yağmuruna inat, içimizin aydınlanacağı güzel ve SAĞLIKLI bir hafta sonu dilerim hepimize...





Hiç yorum yok: