8 Nisan 2016 Cuma

Dokunmak...

Terakki Vakfı Okulları Yazma Becerileri Sempozyumunda katıldığım bir atölyede o an yazdığım bir şiir çıktı defterimin arasından... Kaybolmasın istedim... Dokunma'nın kirletildiği bu dayanılmaz günlerde paylaşmak istedim..


BEŞ DUYU

Dinle
Dinle ki
Kavak yapraklarının hışırtısı ile dalga seslerinin farkını anlayabilesin
Kokla
Kokla ki anıların yer tutsun yıllar sonraki sende
Tat
Tat ki 
Ne yediğini bil
Yediremesinler sana kuş bokunu kuş üzümü diye
Gör
Gör ki
Kaç işçinin acısını saklayan ışıklı vitrinler kandıramasın seni
Ve 
Ne olur
Dokun
İster el, ister düş ile
İlla ki sevgi ile...
Dokun ki
Orada olduğunu bilesin...
Çünkü sen dokunduğun yerdesin..

19 Aralık İstanbul



Hepimize "Dokunma"nın sadece sevgi ile olacağı, güvende ve incitilmemiş çocuk kahkahaları ile dolu insanca bir hafta sonu dilerim... Çünkü acı olayların çözümünün "dokunmamak" değil "insanca, sevgiyle dokunmayı öğrenmek ve öğretmek" ile olacağına inanıyorum...

2 yorum:

Esra Barbaros dedi ki...

Böyle güzel ifade edilen duygulara yorum yapmadan geçmek olur mu?
Harika yazmışsın o zaman bu zamanın tercümanı olarak. Yüreğine kalemine sağlık Berfucum ❤🌷

Esra Barbaros dedi ki...

Böyle güzel ifade edilen duygulara yorum yapmadan geçmek olur mu?
Harika yazmışsın o zaman bu zamanın tercümanı olarak. Yüreğine kalemine sağlık Berfucum ❤🌷